Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Üst akıl

Yazının Giriş Tarihi: 13.03.2025 07:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.03.2025 07:13

MHP lideri Devlet Bahçeli, hiç kimsenin beklemediği bir anda o tarihi konuşmasını yaparken, ülkede siyaseti takip edenlerin tamamında soğuk duş etkisi yaratmış, bende buna dahil olmakla beraber aklıma ilk gelen "Bayram değil,seyran değil eniştem beni niye öptü" deyimi oluvermişti. Tabii ki bu deyimin en net anlamı, gösterilen bu ilginin, bu yakınlığın, yakında bir sebebi olacak olmasıydı.

O günden bu güne dört aydan fazla bir zaman geçti. Bu süre içinde Dem parti heyeti terörist Abdullah Öcalan'ı 28 Aralık ve 22 Ocak'ta iki kez ziyaret etmişti. Peki bu iki tarih sizce tesadüf eserimi seçildi ?

Tabii ki hayır !

22 Ocak 1987 günü Uludere'ye bağlı Ortabağ köyüne saldıran PKK, çocuk ve kadınları dahi katletmiş, ve bu silahlı eylem "Ortabağ" katliamı olarak tarihe geçmişti. Bu olayın yankıları çok uzun sürmüş büyük etki yapmıştı.

Ve gelelim 28 Aralık 2011 gecesine..

Türk Hava Kuvvetleri Uludere'ye harekat yapmış ve bu olayında "Ortabağ" katliamina bir misilleme olduğu konuşulmuştu.

Ortabağ katliamına karşı Uludere harekatı..

Dem partili heyet işte bu iki tarihi kasıtlı olarak seçti. Verilmek istenen mesaj aslında çok açıktı.

İstekler gerçekleşmezse kan akmaya devam eder.

Bu iki taraflı oynanan Rus ruletini kim kazanacak derseniz bunu zaman gösterecek. Barış maskesi takmış terörist gurup PKK, şu an istediğini almış görünüyor. Bunun sebebi ve açıklamasıda asĺinda cok basitti.Çünkü bir terörist gurup Türk devletiyle pazarlığa oturabilme şansını ele geçirmiş görünüyordu.

Diğer taraftan bu sürecin mimarı Devlet Bahçeli'den bugünlerde kimse haber alamıyor. Kimine göre vefat etti, kimine göre bitkisel hayatta, hatta kasıtlı olarak evinden çıkmadığı bile dile getiriliyor. Net bir bilgi ise sızdırılamıyor. Basın, Devlet Bahçeli ile ilgili bir bilgiye henüz ulaşabilmiş görünmüyor.

Bilinen tek gerçek var ki bu sürecin yönetimi her zamanki gibi ABD'nin tasarrufu ve isteğiyle oluyor.

Hangi hesaplar yapıldı, şu an anlamak çok zor. Ancak tarih bunun cevabını zamanla karşımıza çıkaracaktır. Neredeyse 50 yıldır süren bu durum Terorist Abdullah Öcalan'nın " PKK silah bırakacak ve kendini lağvedecek" açıklamasıyla son bulacak mı ? hep beraber yaşayacağız.

Türkiye'de her zaman dile getirilen bir kürt sorunu varmı derseniz; şahsi fikrim olarak, hiç bir zaman olmadı derim. Aksine Doğu ve Güneydoğu bölgesinde bir Türk sorunu her zaman olmuştur. O bölgede ki Türkler'den rahatsız olan bölge halkı her zaman tepki koymuştur. Bu yüzdende Devlet eliyle yapılan baskılar sonucu karşılık olarak, Kürt sorunu doğmuştur. Ülkemizin batı bölgelerinden doğu bölgelerine giden memur, öğretmen, doktor, asker, hemşire ve bir çok kamu personeli oralarda her zaman psikolojik,hatta fiziki sıkıntı yaşamıştır. Oysa ki kürt kökenli vatandaşlarımız batı bölgelerine geldiklerinde bu tür sıkıntıya hiç girmemiş hatta bir çoğu buralara yerleşmişlerdir. Örneğin doğu bölge nüfusunun belkide yüz katı batıya göçmüş ve rahat bir ortam bulmuşlardır.

Hâl böyleyken sorun nedir ?

Yüzyıllardır beraber yaşayan, ortak aileler kuran bu insanlar birbirinden neden uzaklaştırılmıştır. Cevabı az çok tahmin ediyor olmamız gerekir.

Dünya'yı yönetenler böyle istedi.

Bu bölgenin karışması elli yıldır işlerine geliyordu. PKK terör örgütü kendi başına bir hiçtir. ABD desteği olmadan tırnak çakısı bile bulamaz. Kürt halkı ve Pkk ilişkilendirilmek istendi. Fiziki ve coğrafi şartları çok zor olan doğu bölgesi yanlızlaştırıldı. Burada hayat mücadelesi veren vatandaşlarımız isyan ettirildi. Aynı aileden kardeşlerin biri dağa çıktı,terörist oldu,diğeri Devletin polisi.. Bu düzeni kurmak ABD ve yandaşları için çok zor olmadı.

Gelinen noktayı çok açık ifade etmem gerekirse, ABD'nin yeni bir planı devreye sokmuş olmasıdır.

Bunun için Türk ve Kürt siyasetcilerinide ön saflara koyup süreci başlatmıştır.

Kullanacağı kesim ise her zaman ki gibi hayata ve yaşama tutunamayan benim kaldırılmaya müsait, Türk ve Kürt vatandaşlarım olacaktır. Siyasal İslamcıların hangi tutumu benimseyecegini kestirmek iki bilinmeyenli denklem gibi, bir taraftan Atatürk'ün askerleriyiz diyen subaylarını ordudan atıyorlar, diğer taraftan bebek katili ve vatan hainleriyle masaya oturuyorlar. Savunmalarıda vatandaşlarıyla alay eder gibi bir kısa cümleyle oluyor.

Üst akıl !

Hangi akıl olursa olsun, Türk milletinde değişmeyen ve her zaman hatırlanacak tek bir şey kalacak.

Bebek katili Abdullah Öcalan....

Bu akıl palavralarını kamuoyuna pompalayanda sürekli tekrarladıgımız gibi Aramızı Baltalayan Densiz (ABD) 'den başkası değil. Her kıtada halkları birbirine düşüren ve sonucunda nemalanan ABD daha öncede bunu defalarca denemiş ve başarılı olmuştur. Arap baharı yalanı en yakın örnek olarak tamda karşımızda durmaktadır.

Aklımızı biraz kurcalarsak Dünya'nın gittiği noktaya bakmamız yeterli olacaktır. Petrol ve altından daha değerli bir ihtiyaç yıllar geçtikçe önemini dahada arttırıyor. Bu ihtiyacın ne olduğunu tahmin ettiğinizi düşünüyorum.

Su

Suyun en önemli doğuş noktalarından olan yerde bu ülkenin içinde bulunmaktadır.İnsanoğlunun çıkış noktası medeniyetin merkezi denen yer

Mezopotamya !

ABD'nin tek hedefi işte burası. Bu amacına ulaşmak için Kürtleri kullanıp sonunda emeline ulaşmak isteyecektir. Sık sık Kürdistan devleti haritaları boşu boşuna ortaya çıkmıyor. Kürtlere Devlet hayali kurdurup sonrasında istediklerini alınca paçavra gibi bir kenara atıp kaderlerine terk edecekler.. Ancak bilmedikleri birşey var..

Karşılarında basitçe etki altına aldıkları araplar değil, özgürlüklerinden asla taviz vermeyen Büyük Türk milleti var. Ve bu milletin dilinden her zaman şu kelimeler dökülür.

" Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım; Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım."

Büyük Ortadogu Projesinin temelleri 50 yıl önce atılmıştı. Ancak karşılarında bu ülkeyi hizmetlerine, menfaatlerine asla peşkeş çekmeyecek Kemalistler var.

Türkler esarete hiç alışık olmayıp topraklarından asla ayrılmayacaklardır. Ve bahsettikleri üst akıl dedikleri şey Mezopotamya 'da son bulacaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.